Genel olarak insanlar şaşırdıkları şeylere gülerler. Komik olan şey; ya çok zekicedir ve insanı şaşırtır veya çok aptalcadır ve yine insanı şaşırtır. Ama şaşırtır. Şaşırtır ve bu sebeple güldürür. Şaşkınlık geçirilir ve gülünür. Normal ve olağan durumdan ayrılma derecesi şaşkınlığı arttırır. Ne kadar anormal ve sıra dışı ise yapılan, söylenen şey, o kadar şaşkınlık verici, düşündürücü yani komiktir. Şok edici derecede zekice veya şok edici derecede aptalca olunca insanlar şoke olur, kahkaha atar. Eğlenir. Bu da şaşkınlığın komik olmadaki rolüne işaret eder.

Kendisiyle dalga geçebilmek bir meziyet olarak bilinir. Çünkü burada verilen örtük bir mesaj vardır. İnsanın kendisiyle dalga geçebilmesi için, yani kendisini görünüşte küçük düşürebilmesi için mevzubahs olacak bir aptallık yapması gerekir. Kişi bu aptallığı bilerek planlı şekilde veya kazaen yapabilir. Aptalca davranış sonrasında kendisiyle dalga geçer. Bunun komik olduğunu telkin etmiş olur. Yani demek ister ki, “ben aptalca bir iş yaptım ve bu komiktir”. Başka bir ifadeyle, “ben aptalca bir iş yaptım ve bu şaşkınlık uyandırıcı bir hadisedir.” Yani gizliden gizliye, gerçekte kendisinin aptalca bir iş yapmış olmasının ne kadar da beklenilmeyecek, anormal ve olağandışı bir durum olduğunu aşılıyordur karşısındakilere. Bu sebeple gülünür, komiktir. Ne kadar da gülünecek bir şeydir bu, ne kadar da hayret etmemenin imkansız olduğu bir vaziyettir ve sonuç olarak bu kişi bilinçdışında “hata yapması çok zor, mükemmele yakın kişi” imajını yakalar. Tehlikelidir. Kendisiyle dalga geçerken bir yandan kendisinin üstünlüğünü; bunu komik bularak tuzağa düşen “gülücü kurbanlara” fiili olarak kabul ettirmiştir. Artık çok geçtir ve bütün gülümsemeler, kahkahalar ve sevinçler tamamen kendisiyle dalga geçme görüntüsündeki stratejisyenin kötü emellerine hizmet etmektedir.